beyin

-yni is.
1. 脑, 脑髓: \beyin cerrahîsi 脑外科 \beyin iltihabı 大脑炎 \beyin kabuğu 解́ 大脑皮层 \beyin kanaması 脑溢血 \beyin karıncıkları 解́ 脑室 \beyin korteksi 解́ 大脑皮层 \beyin omur ilik sıvısı 解́ 脑脊(髓)液 \beyin zarları 解́ 脑膜
2. 理解(力)领会, 判断
3. 转́ (某项工作的)核心人物
4. 转́ 有才智的人, 智囊: \beyin göçü 科技人员流向国外, 智囊流失 \beyin gücü 智囊的思维力量
◇ \beyin almaz olmak (因用脑过度)脑子不好使 \beyin atmak 大发雷霆, 震怒 \beyin bırakmamak 苦思冥想, 努力思考 \beyin dağılmak 脑子一片混乱 \beyin delinmek 脑震荡 \beyin patlatmak 绞尽脑汁 \beyin yıkamak 心́ 对(人)实行洗脑 \beyin yormak 绞尽脑汁, 想方设法 \beyini atmak 勃然大怒 \beyini bulanmak 1) 变傻, 变呆 2) 认识到不是好事, 傻眼 \beyini durmak 脑子不转弯, 无法思考 \beyini karıncalanmak (头脑由于紧张)麻木 \beyini sulanmak 失去思维能力, 糊涂; 痴呆, 变傻: \beyini sulanan bu ayyaş 这个醉醺醺的酒鬼 Bu adamın genç yaşta beyni sulanmış. 这个人年纪轻轻就这么糊涂。\beyini uyuşmak 1) 变傻, 变呆 2) 认识到不是好事, 傻眼 \beyininde şimşekler çakmak 1) 变虚弱, 变得软弱无力 2) 灵机一动 -in \beyininden vurulmuşa dönmek 惊呆, 像是当头挨了一棒: Babamın öldüğünü bildirdikleri zaman beynimden vurulmuşa dönmüştüm. 当他们告诉我父亲已经去世的时候, 我像是当头挨了一棒。Acı haberle beyninden vurulmuşa döndü. 听到这个噩耗, 他就像当头挨了一棒。-in \beyinine girmek 1) 说服, 使相信: Çocuğun beynine girdi, okuldan soğuttu. 那孩子信以为真, 便不爱上学了。 2) 记住, 牢记, 背诵 -in \beyinine vurmak 使变得不知道做什么, 使失去自制力: Bir defa rakı adamın beyinine vurdu mu, çekiver kuyruğunu. 这个人又喝多了!快把他拖出去!-in \beyinini kemirmek 使不安, 打扰, 困扰: İşte birkaç zamandır beynimi kemiren süphe: Ben deli miyim? 这就是长期困扰我的问题: “我是疯了吗?”-in \beyinini kurcalamak 困扰, 使不明白

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • beyin — is., yni, anat. 1) Kafatasının üst bölümünde beyin zarı ile örtülü, iki yarım yuvar biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, dimağ 2) Muhakeme, usa vurma 3) mec. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyin — is. 1. anat. Mərkəzi sinir sisteminin ən mühüm üzvü, habelə bu üzvü təşkil edən və kəllə ilə bel sümüyü kanalını dolduran maddə. İnsan beyni. Qoyun beyni. Beyin xəstəliyi. 2. məc. dan. Ağıl, şüur, fəhm, zəka, baş mənasında. Onun beyni yoxdur,… …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • BEYİN — t. Kafatasının en büyük kısmını kaplayan, kalınca ve dayanıklı üç zarla örtülmüş olan bir sinir merkezidir. Yumuşak ve beyazımsı bir kitle olan beyin, duygu ve bilgi merkezidir. Ak ve boz maddeden yapılmıştır ve iki yarım küre olarak… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • beyinəzici — sif. Başı ağrıdan, beyinə əziyyət verən, incidən; ağır, boğucu. Bir tərəfdən içinə dolmuş bu qədər adamın ağır nəfəsi, bir tərəfdən alaçıq keçələrinin beyinəzici havasından nəfəs almaq mümkün deyildi. A. Ş …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • beyin cerrahı — is., tıp Beyin konusunda uzmanlık yapmış cerrah, nöroşirürjiyen …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyin cerrahisi — is., tıp Hastanelerde beyin konusunda ameliyat yapabilen bölüm, nöroşirürji …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyin göçü — is. İleri düzeydeki meslek ve bilim adamları ile uzmanların bir başka gelişmiş ülkede yerleşip çalışmak amacı ile kendi ülkelerinden ayrılması İlim araştırmaları için kredi darlığı Avrupa dan Amerika ya beyin göçüne sebep olmaktadır. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyin kanaması — is., tıp Beyni besleyen damarlardan bir veya birkaçından dışarı kan sızması sonucu, beslenen bölgenin çalışmaz duruma gelmesi Bir beyin kanaması ile ölen Cenap Şehabettin... A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyin karıncıkları — is., ç., anat. İçinde beyin omurilik sıvısı bulunan, kafa içinin, dört boşluğundan her biri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyin fırtınası — is. Kişilerin bir araya gelip herhangi bir konuyla ilgili düşüncelerini tartışmaksızın açıklayarak birbirleriyle fikir alışverişinde bulunmaları …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyin gücü — is. Bir ülkede ileri düzeyde iyi yetişmiş olan meslek ve bilim adamları ile uzmanların fikir gücü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.